Adam Daha Önce Hiç Görmediği Bir Kızla Evlendi, Peçesini Kaldırdığında Büyük Sürprizle Karşılaştı !

0

Her insan aşık olduğu, değer verdiği biri ile evlenip hayatının sonuna kadar o kişiyle dertlerini, mutluğu, hüznü kısacası hayata dair her şeyi paylaşmak ister. Elbette tüm bunların gerçekleşebilmesi için evlilik gibi ilk önemli ve zorlu görevin yerine getirilmesi gerekmektedir. Abcak tüm zorluklarına rağmen düğünler çok keyifli ve güzel bir şeydir tabii ki sevdiğiniz kişi ile hayatınızı birleştiriyorsanız. Çünkü dünya genelinde farklı farklı evlenme şekilleri bulunmaktadır. Görücü usulü ile, tanışarak veya birbirini hiç görmeden evlenmek gibi. Bu farklılığın en büyük sebebi ise bölgeden bölgeye gelenek-göreneklerin ve kültürün farklılık göstermesidir.

Biz de bugün sizlere birbirini hiç görmeden yapılan evliliklerle ilgili yaşanmış gerçek bir hikayeden bahsedeceğiz. Gelin bu sıra dışı hikayeye birlikte bakalım.
Yıllar önce bir adam ailelerin aracılığıyla hiç tanımadığı bir kadın ile evlenmek zorunda kalmış. İki taraf içinde durum hayli zor olsa da damat için hayal edilenden biraz daha farklı olmuştur. Evlendiği kadının çok zarif ve güzel olacağını tahmin eden adam daha önce hiç görmediği için de farklı bir heyecanın içindeymiş.
Neyse düğün günü gelmiş ve çok kalabalık olan düğünde eğlenceli anlar yaşanmış. Düğün boyunca birlikte dans ederken bile damat gelinin yüzünü görememiş. Düğünün bitmesiyle gece saatlerinde damatla gelin nihayet yalnız kalmışlar ve birbirlerini görme anları gelmiştir. Gerdek odasında damat gelinin yüzünü açtığında belki de hayatında yaşayabileceği en büyük şoku yaşamıştır. Çünkü damat hayal ettiği güzellikte bir kadını karşısında göremediği için büyük hayal kırıklığı yaşamış, kadın ise damattan böyle bir tepki gördüğü için çok üzülmüştür. Adam, kadına çok çirkin olduğu için onunla birlikte olamayacağını söylemiştir.
Bir insanın dış görünüşüyle yargılanması ve alay konusu haline gelmesi o kişinin yaşayabileceği en kötü duygulardan birisidir. Malik adındaki bu adam kadını beyaz tenli değil de esmer olduğunu görünce o gece gelini yalnız bırakıp gitmiştir. Daha sonra ise kadın, adamın yanına gidip şunları demiştir : ‘Sen belki bunu bir şer olarak görüyorsun ama hayırda olabilir.’

Eşinin söylediği sözlerden ve onun üzüntüsünden pişmanlık duyan Malik eşinden özür dilemiştir. Böylece evlilikleri artık başlamıştır. Fakat zamanla adam tekrardan kadından rahatsız olduğunu hissetmeye başlamış ve bu kez kadını gerçekten terk etmiştir. Kadın ise bu süreçte hamile kalmış ama Malik’in bundan haberi yoktur.
20 yılın sonunda tekrardan şehre dönen Malik, eski eşini çoktan unutmuştur. Bir gün evine yakın bir yerde camiye gidip namaz kılmak ister. O sırada karşı okulda bir öğretmenin öğrencilerine ders verdiğini duyup onları dinlemeye başlar. Öğretmen öğrencilere genç yaşına rağmen doğruluğu ve çalışkanlığı öğretmektedir. Ayrıca öğretmen şehirde de çok ünlüdür.
Öğretmenden çok etkilenen Malik yanına gidip ismini sorar. Öğretmen ise isminin Şabat olduğunu söyler. Bunun üzerine Malik, öğretmen Şabat’a kimin oğlu olduğunu sorar. Öğretmen ise Malik isminde 20 yıl önce şehri terk eden bir adamın oğluyum der.
Genç öğretmenin cevabı karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Malik onunla eve gelmek istediğini söyler. İkisi de Şabat’ın evine giderler ama Malik içeriye girmeyeceğini kapının önünde bekleyeceğini söyler. Daha sonra ise Malik, Şabat’tan annesine kapının önüne bir adamın geldiğini ve her şerde bir hayır olduğunu söylemesini ister.

Oğlundan bu sözleri duyan anne ise eski eşinin geldiğini hemen anlar ve oğlundan kapıyı açıp, adamı içeri davet etmesini ister. Ayrıca oğluna kapıdaki adam senin baban der. Kadın şimdiye kadar babasının hangi sebeple onları terk ettiğini söylememiş, mümkün olduğunca babasıyla ilgili bazı bilgileri vermekten kaçınmıştır.
Bu şaşırtıcı anlardan sonra çocuk ile baba birbirlerine sıkı sıkı sarılmışlardır. Anne ise her ne kadar kırgınlıkları olsa da oğlunun babasıyla kavuşmasına çok sevinmiştir. Her türlü zorluğa rağmen oğlunu çok iyi yetiştiren anne oğlunun örnek, saygıdeğer ve çalışkan birisi olması için elinden geleni yapmıştır.
Baba da böyle gurur duyulacak bir aileyi terk ettiği için büyük pişmanlık duyar ve yıllardır var olduğunu bilmediği oğlu ile hasret gidermeye çalışır. Malik eşinin yıllar önce söylediği her şerde bir hayır vardır cümlesini artık daha iyi anlamıştır. Hemen kadından özür diler ve bu aileye layık bir baba olacağına dair söz verir. Malik yirmi yıldır kurduğu mutluluğu sonunda oğluna kavuşarak yakalamıştır. İşte şer ile başlayan bu hikaye de sonunda çok hayırlı bir şekilde bitmiştir.
Malik’in başına gelen şeye benzer şeyler aslında herkesin başına gelmektedir. Kimi zaman bize uygun olmayan şeyleri hiç düşünmeden terk eder ve daha sonra pişman oluruz. Çoğu zaman insanları dış görünümüne göre yargılamamamız gerektiğini ve önemli olanın kalbinin güzelliği olduğunu çok geç fark ederiz.
Bu durumu yıllar önce yaşanmış bu gerçek hikayeden de çok net bir şekilde anlıyoruz. Eğer siz de yakınlarınızın her şerde bir hayır vardır cümlesini daha iyi anlamalarını istiyorsanız videomuzu paylaşmayı unutmayın. Peki sizler yıllar önce yaşanmış bu hikaye hakkında neler düşünüyorsunuz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here